AYNI YILDIZIN ALTINDA - John Green
Merhaba, dün yeni bir kitap tanıtımı yapmıştım aslında ama yine bildiğiniz gibi bu kitap da elimde bitmek üzereydi.
Bir çok blogda çokça adını duyduğum ve çok beğenildiği için de çok merak ettiğim bir kitaptı. Yine "ergen" kitabı olarak nitelendirebileceğim bir kitap. İçimdeki ergen halen hayatta, o nedenle yine okumaktan tutamadım kendimi:) Fakat ne yazık ki bu sefer çok beğendiğimi belirtemeyeceğim.
Konusunu bir çok yerde duymuşsunuzdur ama kısaca özetlemem gerekirse iki genç kanser hastasının birbirine olan aşkı anlatılıyor. Agustus ve de Hazel Grace'in aşk hikayesi. 17 yaşındalar ve ikisi de kanserler, hatta bir kanser destek grubunda tanışıyorlar. Çok güzel, naif bir aşk yaşıyorlar, sonu mutsuz bitiyor. Okunmaya değer mi? Evet, kötü değil ama büyük büyük beklentileriniz de olmasın bence.
Kitapta en çok hoşuma giden şeyin, yıldızları kullanarak yaptığı betimlemeler olduğunu söylemem lazım, şampanyanın tadını bin tane yıldız yutmaya benzetmesi ya da Agustus'un yazarlığından bahsederken "yıldızları yapabiliyorum ama onları bir takım yıldızı haline getiremiyorum" demesi gibi betimlemeler bahsettiklerim. Bu tür ufak detaylar aslında kitabın benim gözümdeki yerini yükseltiyor.
Bir sonraki kitabımız Ahmet Altan'ın Son Oyun'u. Görüşmek üzere..
Sibel
Sevgi Uğruna Yaptıklarımız - Kristin Hannah
Merhaba
Uzun zaman oldu aslında bu kitabı okuyalı, hatta üstüne bir kitap daha bitmek üzere ama araya bayram tatili girince ancak yazabiliyorum.
Kristin Hannah'ın nerdeyse tüm kitaplarını okumuşumdur sanırım. Bildiğiniz gibi genelde yaşam içinden, aile hikayeleri, arkadaşlık ilişkileri, anne-baba-çocuklar ekseninde dönen hikayeler anlatır. Bu kitapta da çocuğu olmadığı için boşanmanın kıyısına gelen bir kadınla, annesi tarafından istenilmeyen çocuk olarak doğmuş ve kendisi de çok genç yaşta hamile kalan bir genç kızın eksenlerinde geçiyor. Tüm hikaye çok yaşanılabilir, anlatılanlar karakterlerin başına gelebilir şeyler. Sanırım bu nedenle de kitaplar çok kolay okunabilir oluyor. Benim tek eleştirim olayların kurgusunun çok uzun tutulması. 400 küsür sayfalık bir kitaptı bu mesela ama bence yarı sayfada da aynı hikaye anlatılabilirdi.
Çevirisi de çok başarılıydı. Okurken hiç rahatsız olmuyorsunuz, sanki orjinal dilinde okuyormuş gibi. Kafanızı çok yormayacağınız, zaman zaman hüzünlendirecek, zaman zaman da gülümsetecek bir roman arıyorsanız işte karşınızda. İyi okumalar
Bir sonraki kitabımız Aynı Yıldızın Altında, kitap bitmek üzere. Çok yakında da burada:))
Görüşmek üzere
Sibel
Hiç Olmamış Gibi Yapalım - Jenny Lawson
Merhaba
Yeni bir kitap ve yine ben:)
Hiç Olmamış Gibi Yapalım bir blogger olan Jenny Lawson'un hayatından kesitler içeriyor. Sakın ola ki klasik bir otobiyografi gibi düşünmeyin ama kitabı, çok yanılırsınız. Tamamen mizahi öğeler içeren, zaman zaman doğru olamaz ya da en iyi kurguymuş diye düşüneceğiniz kısa bölümlerden oluşuyor.
Yazarın hayal gücüne ve yazım yeteneğine hayran olduğumu söyleyeyim öncelikle. Özellikle köpeğinin ölümü arkasından akbabalarla yaşadığı kovalamaca kısmında çok eğlendim. Ama bunun dışında eşi ile kendisinin evden çalışma dönemlerini anlattığı kısım ve de kendisinin gençliğini, babasının ev hallerini anlattığı bölümler de beni en çok güldüren kısımlardı.
Açık açık hiciv yapmadan, mizah yapılan bir kitap okumak istiyorsanız hiç durmayın, hemen okuyun bence.
Bir sonraki kitabımın ne olacağını bilmiyorum. Akşam kitaplığımın karşısına geçip bir seçim yapacağım. Bakalım ne olacak o da, süpriz:)))
Görüşmek üzere
Sibel