Merhaba,
Kısa bir ara sonrası yine burdayım:) İki kitap birden yürütmek aslında okuma zamanını maksimumda kullanmayı sağlayıp daha hızlı bir okuma sürecini sağlıyormuş. Bir kitap daha bitmiş oldu.
Sen Benim Diğer Yarımsın çok klasik başlayan bir aşk kitabıydı. Lisede okuyan kızımız Poppy, konserde karşılaştığı Noah'a aşık olur. Noah da ona. Fakat aşklarında değişik bir durum vardır. Her yakınlaşmaları sırasında fırtına çıkar, trafik kazaları olur, sürekli bir felaketler yaşanır. Çünkü onlar birbirlerinin ruh ikizidir. Buraya kadar herşey çok güzel. Fakat ruh ikizi olduklarını anladıktan sonra ortaya çıkan karakterler hikayeyi çok bozdu. Evet ütopik bir yönü olacaktı hikayenin ama bu daha güzel anlatılabilirdi.
Neyse, genel olarak beğendim mi, evet beğendim. Ama bu tatta çok daha güzel kitaplar var bence. Pek tavsiye edebileceğim bir kitap olmadı yani benim için.
İyi okumalar, görüşmek üzere
Sibel
16 Ekim 2015 Cuma
13 Ekim 2015 Salı
15. DOSTLUK TÜM MEVSİMLERİN ADIYDI - Danielle Steel
Merhaba,
Yeni bir okuma rutini geliştirdim kendime. Ipad'ime bir çok İngilizce kitap indirdim ve dışarıda olduğum zamanlarda, yerini ve zamanını buldukça, bu kitapları okumaya başladım. Birazdan yazacağım kitap da bu kitapların ilki.
Orijinal adı Friends Forever ve yaptığım araştırmaya göre Türkçe'ye Dostluk Tüm Mevsimlerin Adıydı ismiyle çevrilmiş. En kısa haliyle özetlemem gerekirse çok klasik bir Danielle Steel kitabı. 5 çocukluk arkadaşının yaşadıklarını anlatıyor yazar. 5 yaşında yuvaya başladıkları dönemden 24 yaşına gelinceye kadarki bir yaşam dilimi. Çokça dram, çokça arkadaşlık ve de aşk barındırıyor.
Orijinalinden okuduğum için çevirisinin nasıl olduğu hakkında yorum yapamayacağım fakat hikayenin çok akıcı olduğunu söyleyebilirim. Beni içine aldı kitap. Evet çok klasikti, evet zaman zaman dram fazla ağır bastı, evet bazı zaman konu uzadı dedim ama yine de keyifle okudum. Hatta yine kitabın filmini çektim kafamda. Tam senaryolaştırılabilecek bir hikaye çünkü. Biraz araştırdım ama sanırım henüz benim gibi düşünen çıkmamış:)
Bir sonraki kitapta görüşmek üzere, iyi okumalar
Sibel
Yeni bir okuma rutini geliştirdim kendime. Ipad'ime bir çok İngilizce kitap indirdim ve dışarıda olduğum zamanlarda, yerini ve zamanını buldukça, bu kitapları okumaya başladım. Birazdan yazacağım kitap da bu kitapların ilki.
Orijinal adı Friends Forever ve yaptığım araştırmaya göre Türkçe'ye Dostluk Tüm Mevsimlerin Adıydı ismiyle çevrilmiş. En kısa haliyle özetlemem gerekirse çok klasik bir Danielle Steel kitabı. 5 çocukluk arkadaşının yaşadıklarını anlatıyor yazar. 5 yaşında yuvaya başladıkları dönemden 24 yaşına gelinceye kadarki bir yaşam dilimi. Çokça dram, çokça arkadaşlık ve de aşk barındırıyor.
Orijinalinden okuduğum için çevirisinin nasıl olduğu hakkında yorum yapamayacağım fakat hikayenin çok akıcı olduğunu söyleyebilirim. Beni içine aldı kitap. Evet çok klasikti, evet zaman zaman dram fazla ağır bastı, evet bazı zaman konu uzadı dedim ama yine de keyifle okudum. Hatta yine kitabın filmini çektim kafamda. Tam senaryolaştırılabilecek bir hikaye çünkü. Biraz araştırdım ama sanırım henüz benim gibi düşünen çıkmamış:)
Bir sonraki kitapta görüşmek üzere, iyi okumalar
Sibel
5 Ekim 2015 Pazartesi
14. GREY - E.L. James
Günaydın,
Grinin Elli Tonu ilk çıktığında, hemen alıp okuyanlardanım ben. Üç cildi okurken de, belki sonları hariç, hiç sıkılmadan okumuştum. Sonrasında bu türde başka hiç bir kitap okumadım aslına bakarsanız ama Anastasia ve Christian'ın hikayesini sevmiştim. Yalnızca cinsellik değil de duyguları da içerdiği ve normal bir romantik hikayeden bekleyeceğim bir olay kurgusu olduğu için sanırım. Bir tek hikayenin sonunu hiç sevmemiştim. Evli ve çocuklu olmayı nedense bu çiftle özellikle de Christian'la bağdaştırmamıştım. Grey'in teaser'ları dönmeye başladığında, hatta daha çevirisi yapılmadan önce, acaba alsam mı diye düşünüyordum ki çevirisi çok hızlı yapıldı ve Türkçe'sini raflarda gördük.

Hesapta bir okuma listesi oluşturmuştum kendime ve yeni kitap alsam dahi bu listeyi bozmayacaktım. Yalan oldu ama bu düşüncem:) Grey'i D&R'dan aldığım gün itibarı ile okumaya başladım. Yine 600 küsur sayfa bir kitap ama ben yine hiiiç sıkılmadan okudum. Sanırım bu da bir seri haline gelecek, en azından benim beklentim o yönde. Hikaye daha çok başındayken bitti çünkü. Hatta filmle çok paralel bir yerde bitti.
Zaten bildiğimiz bir hikayeyi, anlatıcının değişmesi ile tekrar aynı tatla okuyabileceğimi düşünmüyordum aslında. Ama hiç düşündüğüm gibi olmadı. Evet olayları biliyorum, kurguyu biliyorum ama anlatım işi çok farklılaştırmış. Grey'de asıl çekici olan kısım kendisinin geçmişi malum. Bu kitapta daha çok detaylandırılmış çocukluğu, öz annesi ve yaşadıkları. Bu da kitabın okunurluğunu çok değiştirmiş.
Grinin Elli Tonu'nu okumayanlar ne derece sevecektir emin değilim ama hikayeyi takip edeceklerin yine okumaya değer bulacaklarına eminim.
Görüşmek üzere, iyi okumalar
Sibel
Grinin Elli Tonu ilk çıktığında, hemen alıp okuyanlardanım ben. Üç cildi okurken de, belki sonları hariç, hiç sıkılmadan okumuştum. Sonrasında bu türde başka hiç bir kitap okumadım aslına bakarsanız ama Anastasia ve Christian'ın hikayesini sevmiştim. Yalnızca cinsellik değil de duyguları da içerdiği ve normal bir romantik hikayeden bekleyeceğim bir olay kurgusu olduğu için sanırım. Bir tek hikayenin sonunu hiç sevmemiştim. Evli ve çocuklu olmayı nedense bu çiftle özellikle de Christian'la bağdaştırmamıştım. Grey'in teaser'ları dönmeye başladığında, hatta daha çevirisi yapılmadan önce, acaba alsam mı diye düşünüyordum ki çevirisi çok hızlı yapıldı ve Türkçe'sini raflarda gördük.
Hesapta bir okuma listesi oluşturmuştum kendime ve yeni kitap alsam dahi bu listeyi bozmayacaktım. Yalan oldu ama bu düşüncem:) Grey'i D&R'dan aldığım gün itibarı ile okumaya başladım. Yine 600 küsur sayfa bir kitap ama ben yine hiiiç sıkılmadan okudum. Sanırım bu da bir seri haline gelecek, en azından benim beklentim o yönde. Hikaye daha çok başındayken bitti çünkü. Hatta filmle çok paralel bir yerde bitti.
Zaten bildiğimiz bir hikayeyi, anlatıcının değişmesi ile tekrar aynı tatla okuyabileceğimi düşünmüyordum aslında. Ama hiç düşündüğüm gibi olmadı. Evet olayları biliyorum, kurguyu biliyorum ama anlatım işi çok farklılaştırmış. Grey'de asıl çekici olan kısım kendisinin geçmişi malum. Bu kitapta daha çok detaylandırılmış çocukluğu, öz annesi ve yaşadıkları. Bu da kitabın okunurluğunu çok değiştirmiş.
Grinin Elli Tonu'nu okumayanlar ne derece sevecektir emin değilim ama hikayeyi takip edeceklerin yine okumaya değer bulacaklarına eminim.
Görüşmek üzere, iyi okumalar
Sibel
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)