Merhaba,
Kitap kısacık olunca bir gün sonra yeni yazıyla burdayım. Gerçi Vikitap'taki hedefimi tutturabilmek için elimdeki tüm ince kitaplara öncelik vermem gerek. Malum 52 kitap hedef koymuşum ve henüz 23'teyim:))
Neyse gelelim kitabımıza. Ferzan Özpetek kendi hayatından anılarını anlattığı, paralelde de Anna isimli bir kadının İstanbul seyahatinde yaşadıklarının anlatıldığı bir kitap. Yarı roman yarı anlatı gibi bir anlamda. Nerdeyse tüm 2014 senesi kitaplarında olduğu gibi, bu kitapta da yine Gezi olayları, direniş ve isyana dokunma vardır. Sanırım çok çok ilerde, bu dönemi tanımlarken kitaplarda bu öğeden başlayarak anlatacaklar.
Kitabı genel itibarı ile sevdim aslında. Ama yine de yalnızca kendi hikayesini ya da yalnıza Anna'nın hikayesini anlatmasını tercih ederdim. Zaman zaman da aslında bu bir senaryoydu da sonrasında kitaba çevirdi diye de düşündüm. Ben kendisinim tüm filmlerini bir çok kereler izlemiş, Karşı Pencere'yi vazgeçilmez filmleri arasında belirlemiş biriyim ne de olsa. O neden hep o film çeksin, ben izleyeyim, arada da kitap yazsın okuyalım diye dünüyorum:))
Son olarak, yine verdiğim sözü tutamadım ve kitap aldım tabi :)) Hatta bir değil birçok kitap aldım. Keşke aldığım hızda okuyabilsem bir de:( İşte böyle. Pazartesi bir iş seyahatine çıkıyorum. Bakalım uçakta ne kadar okuyabileceğim.
Bir sonraki kitapta görüşmek üzere...
Sibel
20 Eylül 2014 Cumartesi
19 Eylül 2014 Cuma
22. AŞK UYKUSU - Mehmet Coşkundeniz
Merhaba
Bir kitap daha bitti ve yine buradayım. Son zamanda hep popüler kitaplarla devam etmişim okuma yolculuğuma. Bu kitap da son çıkan ve popüler olanlardan.
Mehmet Coşkundeniz'in kitabını gerçek hayattan kurgulandığını belirterek başlatıyor. Gerçekten de anlatılan hikaye gayet olası, çevremizde duymuş olabileceğimiz bir aldatma hikayesi ile başlıyor. Daha sonra kocasından ayrılmak istemeyen bir kadının dramını okuyoruz aslında. Rahat okunan, akıp giden bir hikaye ve rahat bir anlatım.
Beni rahatsız eden tek şey kitapla ilgili, yazarın bir yandan da kendi reklamını yapıyor olmasıydı kitap içinde. Romanın baş karakteri danışmanlık almaya karar verdiğinde Aşk Doktoru Mehmet'e gider ve bu süreçte de biz kendisinin ne kadar başarılı olduğunu öğreniriz:)) Yazarın kendinden bahsetmesini ben hiç samimi bulmadım açıkçası. Bu kısmı benim için rahatsız edeciydi yani.
Yukarıda bahsettiğim nokta haricinde, güzel bir kitaptı. Neden okudum demeyeceğiniz ama bence okumazsanız da birşey kaybetmeyeceğiniz bir kitap.
Bir sonraki kitapta görüşmek üzere
Sibel
Bir kitap daha bitti ve yine buradayım. Son zamanda hep popüler kitaplarla devam etmişim okuma yolculuğuma. Bu kitap da son çıkan ve popüler olanlardan.
Mehmet Coşkundeniz'in kitabını gerçek hayattan kurgulandığını belirterek başlatıyor. Gerçekten de anlatılan hikaye gayet olası, çevremizde duymuş olabileceğimiz bir aldatma hikayesi ile başlıyor. Daha sonra kocasından ayrılmak istemeyen bir kadının dramını okuyoruz aslında. Rahat okunan, akıp giden bir hikaye ve rahat bir anlatım.
Beni rahatsız eden tek şey kitapla ilgili, yazarın bir yandan da kendi reklamını yapıyor olmasıydı kitap içinde. Romanın baş karakteri danışmanlık almaya karar verdiğinde Aşk Doktoru Mehmet'e gider ve bu süreçte de biz kendisinin ne kadar başarılı olduğunu öğreniriz:)) Yazarın kendinden bahsetmesini ben hiç samimi bulmadım açıkçası. Bu kısmı benim için rahatsız edeciydi yani.
Yukarıda bahsettiğim nokta haricinde, güzel bir kitaptı. Neden okudum demeyeceğiniz ama bence okumazsanız da birşey kaybetmeyeceğiniz bir kitap.
Bir sonraki kitapta görüşmek üzere
Sibel
2 Eylül 2014 Salı
21. OLUR ÖYLE - İstiklal Akarsu
Merhaba
Yeni kitapla işte karşınızdayım. İstiklal Akarsu'nun Olur Öyle kitabı. " Kaçan kovalanır dediler, artık nasıl depar attıysam kimse yetişemedi hala" diyerek de kitap kapağındaki alıntıyla başlayalım. Bu sözden de anlaşılacağı gibi komedi unsurları ağır basan bir anlatı kitabı aslında. Küçük hikayeler de diyebiliriz ya da.
Okuyanus'un Dizüstü Edebiyat serisinden. Ben bu seriden çıkan bir çok kitabı okudum sanırım. Hatta bu seri çok tutmuş olmalı ki, diğer yayınevleri de benzer seriler çıkartmaya başladı. Çoğunlukla da okuması çok keyifli kitaplar bunlar. Olur Öyle de aynen böyle. Okuması keyifli, okurken güldüren, mesaj kaygısı olmayan bir anlatım. Özellikle de yaz tatilinde ya da hafta sonu okumalarınızda değerlendirin bence.
Çok kısa bir tanıtım oldu biliyorum ama neresini nasıl anlatacağımı pek de bilemedim. O yüzden böyle bitsin artık bu da. Beş günlük bir tatile çıkıyorum. Yanıma da üç kitap, iki dergi aldım. Bakalım dönüşte ne kadarını bitirmiş olacağım, göreceğiz:))
Görüşmek üzere
Sibel
Yeni kitapla işte karşınızdayım. İstiklal Akarsu'nun Olur Öyle kitabı. " Kaçan kovalanır dediler, artık nasıl depar attıysam kimse yetişemedi hala" diyerek de kitap kapağındaki alıntıyla başlayalım. Bu sözden de anlaşılacağı gibi komedi unsurları ağır basan bir anlatı kitabı aslında. Küçük hikayeler de diyebiliriz ya da.
Okuyanus'un Dizüstü Edebiyat serisinden. Ben bu seriden çıkan bir çok kitabı okudum sanırım. Hatta bu seri çok tutmuş olmalı ki, diğer yayınevleri de benzer seriler çıkartmaya başladı. Çoğunlukla da okuması çok keyifli kitaplar bunlar. Olur Öyle de aynen böyle. Okuması keyifli, okurken güldüren, mesaj kaygısı olmayan bir anlatım. Özellikle de yaz tatilinde ya da hafta sonu okumalarınızda değerlendirin bence.
Çok kısa bir tanıtım oldu biliyorum ama neresini nasıl anlatacağımı pek de bilemedim. O yüzden böyle bitsin artık bu da. Beş günlük bir tatile çıkıyorum. Yanıma da üç kitap, iki dergi aldım. Bakalım dönüşte ne kadarını bitirmiş olacağım, göreceğiz:))
Görüşmek üzere
Sibel
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)