19 Eylül 2013 Perşembe

NERDESİN BERNADETTE - Maria Semple






 

Merhaba, dün akşam itibarı ile biten bir kitap ve yine karşınızda ben. Kitap için ilk söyleyebileceğim beni çok şaşırttığı. Nedense ben bir kaçırılma, bir arama-bulma, bir polisiye gibi birşey bekliyordum. Neden dolayı böyle bir düşüncem vardı aslına bakarsanız çok da emin değilim. D&R indirimindeydi ve attım sepete gibi bir durum oldu. Türü polisiye değilmiş:)

Yazım tarzı da çok ilginçti, hatta sanırım ilk defa böyle bir kitap okudum. Tamamen e-mailler, fakslar, mektuplar üzerine bir anlatım.Bernadette bir mimar, hatta çok önemli bir ödüle sahip bir mimar. Evleniyor, Bee adında bir çocuğu oluyor ve kocasının işi dolayısı ile yeni bir şehre yerleşiyorlar. Bernadette çok zeki bir kadın ama bir şekilde kendisini yaşamdan çekiyor. Sanal bir yardımcı tutuyor, insanlarla iletişimini minimuma indiriyor, kimseyle mümkün olsa konuşmayacak durumda. Hikaye Bee'nin yatılı okulu kazanması ve ailece çıkmalarını istediği bir Antartika gezisi sonrasındaki olaylarla şekilleniyor kitap. Konu hakkında daha fazla detaya girmeyeyim. 

Bence güzel bir kitaptı ama çok da kolay okunabilir olduğunu düşünmüyorum bir yandan da. Bu çeviriden kaynaklı mı acaba diye düşündüm ama değil. Tarzından dolayı olma ihtimali yüksek. Neyse, değişik bir kitap okumak istiyorsanız hiç kaçırmayın bence. Ama iki günde okurum biter diyorsanız, pek sanmıyorum:)

Bir sonraki kitabımız da Hiç Olmamış Gibi Yapalım, bakalım blog grusu neler yazmış:)

Görüşmek üzere

Sibel 


16 Eylül 2013 Pazartesi

Piruze - Şam'da Bir Türk Gelini / Sinan Akyüz

 

Merhaba

Kitap yaklaşık iki gün önce bitti aslında ama internet bağlantım olmadığı için ancak yazabiliyorum. Sinan Akyüz'ün okuduğum ikinci kitabı oldu Piruze, hatta bir üçüncüsünü de aldığımı söyleyeyim:) Bir ara da İncir Kuşları'nı okuyacağım. 

Neyse kitabımıza dönersek, Piruze, babası dışişlerinde çalışan bir kız. Babasının görevi dolayısı ile Londra'da büyüyor ve lise bitince de tayinleri Şam'a çıkıyor. Hiç istemese de babası ile birlikte Şam'a gidiyor Piruze de. Orada da Şamlı bir gence aşık olup, evleniyor ve çoluk çocuğa karışıyor. Sonrasında da tatsızlıklar başlıyor.

Kitabı kahramanın yaşadıklarını bir arkadaşına anlatması üzerinden okuyoruz. Sinan Akyüz benim gözümde çok rahat okunan bir yazar olarak yerini aldı. Doğrudan annemin de okumaktan keyif alacağı bir kitap olarak ayırdım hatta kendisini:) Doğruluk payı hiç var mı bilmiyorum ama anlatılanlar gerçek hayata çok yakın. Belki de bu nedenle kitabın içine çok kolay girebiliyorsunuz. Hatta bir de Kuzey Afrika ya da Orta Doğu'ya daha önce bir seyahat ettiyseniz, herşey çok daha kolay yerine oturuyor.

Biraz duygusal, çok akıcı bir kitap arıyorsanız, Piruze güzel bir seçim olabilir. İyi okumalar.

Bir sonraki kitabımız da Nerdesin Bernadette. Görüşmek üzere..

Sibel

7 Eylül 2013 Cumartesi

Karışık Kaset - Uygar Şirin

 

Merhaba

Yine biten bir kitapla karşınızdayım:) Karışık Kaset, çok keyifli, çok rahat okunan bir kitap. Elimden bırakmak istemediğim bir okuma dönemi yaşattı bana.

Kitaptaki karakterlerle aynı yaştayım. O nedenle anlatılanlar bana o kadar yakın ki. Konusunu biliyorsunuzdur belki, 10 senede bir karşılaşan çoçukluk aşıkları üzerine kurulu kitap. Ulaş ve İrem'in 90larda aile hayatlarını okumak, 2000lerde anlatılan aşk hayatlarını okumak, daha sonra da 2010da anlatılan kariyerlerini okumak ve bunlarının hepsinin birbirlerine olan aşkla harmanlanması süperdi. Kitabın kapağındaki 3 karışık kasetin her biri de bu dönemleri anlatıyor.

Tahmin edebileceğiniz gibi bir sürü de şarkı eşlik ediyor kitaba. Fonda 90ların Türkçe şarkıları olursa, okurken 2 katı keyif alıcağınızı düşünüyorum. 

Uygar Şirin'in eline sağlık, çok çok güzel bir kitap yazmış. Kitaplığımda tekrar okunabilirler arasında yerini aldı. Doğrudan da hatta herkese tavsiye etmeye bile başladım.

Okurken bana "Senede Bir Gün" filmi de hatırlattığını söylemeden geçemeyeceğim. Hatta belki biraz da David Nicholl'sın Bir Gün kitabını. Ama olsun, takılmayın bunlara, okuyun mutlaka. 

Bir sonraki kitabımız da Sinan Akyüz'ün Piruze'si.

Görüşmek üzere

Sibel 

3 Eylül 2013 Salı

Ölüm Oyunu - Osman Aysu

 

Merhaba

Ölüm Oyunu dün akşam itibarı ile bitti. Büyük bir hayal kırıklığıydı. Konusunu bir kenara koyalım, ona birazdan geleceğim. Bu kadar sık imla ve yazım hatalarının olduğu bir kitap okumak gerçekten yorucu. Elimde kalem sürekli bir düzeltme halindeydim, ki ben aslında kitaplarına çok fazla yazabilen, sayfalarını çizebilen biri değilim. Buna rağmen tutamadım kendimi, eksik harfler, düşük cümleler, tamamlanmamış betimlemeler, ne ararsanız vardı. Alfa Yayınlarının bir sonraki baskısında (ki bir daha baskısı olacağını aslına bakarsanız düşünmüyorum) bunlara dikkat edip, temiz bir kitap çıkartmaları şart. 

Konusuna gelince, yine aslında bir aşk var odak noktasında. Bir avukat, kıskanç bir koca ve çok ama çoook güzel bir kadın etrafında dönüyor olaylar. Kadının çok güzel olduğunu anlıyoruz ama ben biraz daha fazla tasvir, açıklama isterdim sanırım kadın için. Kafamda bir türlü canlanmadı. Tüm karakterler için geçerli aslında bu yorumum. Hepsi çok yüzeysel anlatılmış, sanki yazarın bir acelesi var da, kitabı hop yazacak ve bitecek gidecek. Koştur koştur bir yazım olmuş sanki.

Özetle beğenmedim kitabı ne yazık ki. Benden kim etkilenir ve okumamazlık eder onu bilemem tabi ama olsun, ben söyleyeyim:))

Bir sonraki kitabımız da Karışık Kaset, dün akşam itibarı ile ona da başladım ve daha ilk okuduğum sayfalardan çok güzel bir okuma dönemi olacağını düşündürdü bana.

Görüşmek üzere

Sibel