26 Nisan 2015 Pazar

7. DELİCE - Hande Altaylı

Merhaba

Bu sefer çok kısa zaman sonra yine buradayım. Gerçekten keyifle okunan, çok akıcı bir kitap ve okumak için de zamanı olunca insanın iki günde bitiyormuş kitaplar:))

Delice Hande Altaylı'nın dördüncü kitabı. Aşka Şeytan Karışır'dan beri tüm kitaplarını okudum ve her birinden de çok keyif aldım. Delice de diğerleri gibiydi.

Köyün asi ve az deli olan kızı Meryem, köyün en zenginlerinin gerçekten deli oğlu Kazım, şeytan tüyü olan ama bir baltaya sap olamamışı Aliço ve köyün bakkalı Nurdan ana karakteri ile kurgulanmış bir roman. Yine tıpkı Kahperengi gibi diziye çevrilse hiç şaşırmam. Tüm karakterler çok canlı ve hemen gözünüzde canlanıyorlar. Hikaye deminden beri söylediğim gibi çok akıcı. Süprizleri de var, benim için süprizdi en azından. Hikayenin gelişimini çok beğendim. Ama sonu bana çok doyurucu gelmedi. Sanırım olumsuz söyleyebileceğim tek şey de bu. Biraz daha farklı bir son bekliyordum sanırım.

Daha önceki kitaplarını okuduysanız yazarın sizi hiç şaşırtmayacağımı söyleyebilirim. Eğer ilk kez okuyorsanız da çok büyük edebi beklentileriniz yoksa, keyifle okuyacağınızı söyleyebilirim. Bence okyun her durumda, pişman olacağınızı sanmam.

İyi okumalar

Sibel

13 Nisan 2015 Pazartesi

6. KAFAMDA BİR TUHAFLIK - Orhan Pamuk

Merhaba

Uzun bir aradan sonra sonunda bir kitabı daha bitirdim. Artık okumalarımın çok uzun sürmesinden dem vurmamam lazım sanırım. Durumu kabullenip, devam etmek daha doğru olacak:))

Neyse gelelim kitabımıza. Orhan Pamuk, söylemlerinden dolayı kimimizin sevmediği kimimizin ise sevdiği bir yazar. Ben kendisinin salt yazarlığına baktığımda, benim için başarılı bir yazar. Bu nedenle de çıkarttığı kitapları takip ediyorum. Durum böyle olunca da Kafamda Bir Tuhaflık kitabını okumamak olmazdı zaten.

Kitabımız Mevlüt isimli bir bozacının hayatını anlatıyor. Ben çok sevdim romanın kahramanını. Doğal, samimi, okunulası bir karakter yaratmış yazar. Hikaye de aynı şekilde samimi ve rahat bir hikaye. Dediğim gibi bit bozacı ve onun ailesi, işi, eşleri, kızları ve akrabalarıyla birlikte tam bir hayat hikayesi. Bir bozacının hayatı ne derece ilgnç olabilir diye düşünmeden edemiyor insan ama işter her hayat bir hikaye, yeter ki iyi bir yazarın elinden çıksın:))

Yazarı tanıyorsanız, zaten büyük ihtimalle okumuşsunuzdur. Henüz kendisi ile tanışmadıysan bence daha önce Cevdet Bey ve Oğullarını, sonra Masumiyet Müzesini ve sonra bu kitabı okuyun. Özetle bence en iyi kitabı olmamakla birlikte güzel kitaplarından biri Orhan Pamuk'un.

İyi okumalar

Sibel