Merhaba
Yeni bir kitap ve yine buradayım:)
Hayko Bağdat tanıdığım, bildiğim bir yazar değil aslına bakarsanız. Sabri Alışık hikayesini okumuştum gazetenin birinde. Hikaye dediğime bakmayın, yazarın kendi yaşadığı aslında. Ermeni/Rum yani azınlık bir yazar isminden de anlaşılabileceği gibi. Sadri Alışık'ı da çok sevdiği için kendini azınlık olarak tanımlamamış uzun bir zaman. Daha detayını anlatmayayım da okuyun bence. İşte bu hikaye sonrası merak ettim kitabı.
Tam olarak bir anlatı kitabı değil aslında. Evet kendi yaşadıkları ama birebir anlatınlar, motımot bir tarih sıralamasından ziyade olay anlatımlarıyla devam eden. Okuması gayet keyifli, akıcı bir kitap. Belki gazete yazılarının olduğu bölümleri çok sevmediğimi belirtebilirim gerçi. Özellikle ikinci bölüm diye nitelendirebileceğim Hrant Dink'in ölümü sonrası çoklukla gazete yazılarından derlenmiş. Bunun yerine tekrar ifade etmesini tercih ederdim sanırım.
Kısaca güzel ve farklı bir kitaptı bence. Kendini azınlık olmanın arkasına saklanmadan durumu ifade eden bir kitap. Okuyun bence:))
Görüşmek üzere
Sibel
30 Ekim 2014 Perşembe
11 Ekim 2014 Cumartesi
25. BU ROMAN O KIZ OKUSUN DİYE YAZILDI - Enver Aysever
Merhaba
Kitap biter bitmez yazmak istedim bu sefer, hiç beklemeden. Başta hiç ama hiç sevmedim bu kitabı. Hatta dedim ki 'al işte, yine popüler bir kitap aldın ve yine hüsran'. Kendimce bir daha reklamlara, tanıtımlara kanmayacağımı bile söyledim. Ama sonra bir anda kitabın tam orta yerinde buldum kendimi. O an itibarı ile de elimden bırakamadım.
Ela / Rita ve Gitarcı çocuğun saf aşkı beni sarstı, cidden çok sarstı. Başta hiç bir yere oturtamadığım Kahverengi Pardesülü Adam bir anda tam orta yerine oturdu hikayenin. Bir adamın bir kızı nasıl sevdiğini, bir kızın sevdiğinde gerçekten sevdiğinde ne kadar cesaretli olabildiğini, mektupların ne kadar kıymetli olduğunu, İstanbul'un aslında ne gizlerle dolu olduğunu, daha neleri neleri okurken, zaman akıp gitti. Bir de baktım kitap bitti. Boğazımda bir düğüm bırakarak.
Okuyun mutlaka, naif sevgi dolu bir hikaye anlatım istiyorsanız özellikle okuyun.
Görüşmek üzere
Sibel
Kitap biter bitmez yazmak istedim bu sefer, hiç beklemeden. Başta hiç ama hiç sevmedim bu kitabı. Hatta dedim ki 'al işte, yine popüler bir kitap aldın ve yine hüsran'. Kendimce bir daha reklamlara, tanıtımlara kanmayacağımı bile söyledim. Ama sonra bir anda kitabın tam orta yerinde buldum kendimi. O an itibarı ile de elimden bırakamadım.
Ela / Rita ve Gitarcı çocuğun saf aşkı beni sarstı, cidden çok sarstı. Başta hiç bir yere oturtamadığım Kahverengi Pardesülü Adam bir anda tam orta yerine oturdu hikayenin. Bir adamın bir kızı nasıl sevdiğini, bir kızın sevdiğinde gerçekten sevdiğinde ne kadar cesaretli olabildiğini, mektupların ne kadar kıymetli olduğunu, İstanbul'un aslında ne gizlerle dolu olduğunu, daha neleri neleri okurken, zaman akıp gitti. Bir de baktım kitap bitti. Boğazımda bir düğüm bırakarak.
Okuyun mutlaka, naif sevgi dolu bir hikaye anlatım istiyorsanız özellikle okuyun.
Görüşmek üzere
Sibel
7 Ekim 2014 Salı
24 - DİRENİŞ / Jennifer L. Armentrout
Merhaba
Sonunda Lux serisi bitti. Sonunda dediğime bakmayın, aslında gayet de severek okudum hepsini. Son kitap Diriliş'i de zaten raflara düşer düşmez hemen aldım.
Bu kitapta tabi ki Deamon ve de Katy'nin sonu ne oluyor onu öğreniyoruz. Luxenler, Arumlar, insanlar, Kökenler derken işler oldıkça karışıyor ama mutlu ve ne yazık ki hiç de şaşırtmayan bir şekilde bitiyor kitap. Yanlış anlamayın, sonunun mutlu olması değil takıldığım şey, çok tahmin edilebilir olması ne yazık ki.
Geneli itibarı ile tüm serinin genel kurgusunu ve de hikayesini sevdiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Seri okumanın bir cilvesi de kitapların çıkışını beklemek oluyor bildiğiniz gibi. Ben bu seride bu bekleyişi ikinci ve üçüncü kitapta yaşadım. Dördüncü ve bu son kitabında ise, bu kadar okudum artık bitireyim bari düşüncesi daha ağır basıyordu ne yazık ki. Toplu halde okuyor olsaydım, belki hikayeden kopma yaşamayacağım için daha hızlı okuyabilirdim. O yüzden eğer hiç başlamadıysanız ve gerçek üstü ( en azından benim için ) kahramanları seviyorsanız, keyifle okuyacağınız bir seri buldunuz bence:)) Zaten okumaya başladıysanız seriyi, muhtemelen çoktan bitirmiş, ya da bitirmeye yakınsınızdır. Bu gruba ancak, benzer önerecekleri kitapları sorabilirim sanırım:))
Görüşmek üzere, keyifli okumalar
Sibel
Sonunda Lux serisi bitti. Sonunda dediğime bakmayın, aslında gayet de severek okudum hepsini. Son kitap Diriliş'i de zaten raflara düşer düşmez hemen aldım.
Bu kitapta tabi ki Deamon ve de Katy'nin sonu ne oluyor onu öğreniyoruz. Luxenler, Arumlar, insanlar, Kökenler derken işler oldıkça karışıyor ama mutlu ve ne yazık ki hiç de şaşırtmayan bir şekilde bitiyor kitap. Yanlış anlamayın, sonunun mutlu olması değil takıldığım şey, çok tahmin edilebilir olması ne yazık ki.
Geneli itibarı ile tüm serinin genel kurgusunu ve de hikayesini sevdiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Seri okumanın bir cilvesi de kitapların çıkışını beklemek oluyor bildiğiniz gibi. Ben bu seride bu bekleyişi ikinci ve üçüncü kitapta yaşadım. Dördüncü ve bu son kitabında ise, bu kadar okudum artık bitireyim bari düşüncesi daha ağır basıyordu ne yazık ki. Toplu halde okuyor olsaydım, belki hikayeden kopma yaşamayacağım için daha hızlı okuyabilirdim. O yüzden eğer hiç başlamadıysanız ve gerçek üstü ( en azından benim için ) kahramanları seviyorsanız, keyifle okuyacağınız bir seri buldunuz bence:)) Zaten okumaya başladıysanız seriyi, muhtemelen çoktan bitirmiş, ya da bitirmeye yakınsınızdır. Bu gruba ancak, benzer önerecekleri kitapları sorabilirim sanırım:))
Görüşmek üzere, keyifli okumalar
Sibel
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)