Sonunda 1Q84'ü bitirdim. Kapağın arkasında yazan "Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir..." yazısından sonra hiç ikinci kere düşünmeden sepetime eklemiştim kitabı. Ama cüssesinden dolayı uzun zaman, bir seneden fazla, kitaplığımda beni bekledi. Bu gün başlıyorum, yok tatilde başlarım, dur önce şunu okuyayım derken, bu zamana kadar bekledi beni. Sonunda okudum ama:)
Dile kolay tam 1256 sayfa, bitmez sanıyor insan zaman zaman ama dün gece itibarı ile bitti:) 16 gün sürmüş kitabı bitirmem. Bayram tatili gibi uzun uzun okuma yapabileceğim bir zaman dilimi olmasaydı daha da uzun sürerdi sanırım.
Benim ilk Murakami kitabım 1Q84. İyi bir başlangıç oldu mu? Diğerlerini okumadığım için bilemiyorum tabi ki ama benim gibi ilk okuyacaklara tavsiyem, vazgeçmeyin:) Gayet güzel akan, rahat okunan ve anlaşılan bir kitap. Zaman zaman aynı olayların sürekli tekrarlanmasından, aynı açıklamaların tekrar tekrar yapılmasından ya da uzun uzun tasvirlerden sıkıldığımı itiraf etmem gerek. Gerçi kitap o kadar uzun ki, belki de yazar ara ara hatırlatma ihtiyacı duyduğu için bu tekrarlara, tanımlara girdi. Bununla birlikte yazarın yaptığı benzetmeleri hayranlıkla okudum. Uzaklığı anlatırken "bir insanın yüreğini diğer bir insanın yüreğinden ayıran mesafe gibi" benzetmeler insanda şaşkınlık yaratıyor.
Bu arada ben hikayenin belkemiği olan Pupa Hava'yı uzun süre kafamda canlandıramadım, ta ki kitabın bir yerinde "koza gibi" tanımı yapılana kadar. Bunu okuduktan sonra taşlar yerine oturdu. Hikayenin benim için en güzel yeri son 150 sayfasıydı, şimdi ne olacak, eee peki şimdi diyerek okudum.
Okumayı düşünüyorsanız uzun ama bir yandan da keyifli bir okuma süreci sizi bekliyor bence:)
Sıradaki kitabımız da Keşke Ben Uyurken Gitseydin olacak. Sanırım bir kaç gün içerisinde görüşürüz:)
Sibel
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder