Merhaba
Yine uzun bir aradan sonra yeni bir kitapla buradayım. Daha önceki yazımda da bahsettiğim gibi yine bir iş seyahatim vardı, bir haftalık. Uçuşlarım da hep gece olduğu için en fazla 100 sayfa kitap okudum bir hafta boyunca. Dönünce de çok hızlı bir okuma sürecim olamadı.
Bugün 23 Nisan dolayısıyla evde olunca, bu kitap bugün bitecek dedim. Nitekim bitti de :))
Kitabımız Elif Şafak'ın son kitabı Ustam ve Ben. Ben Elif Şafak'ı seviyor muyum sevmiyor muyum emin değilim. Her kitap çıkardığında bir süre okumayı reddediyorum ama bir süre geçtikten, o ilk dalga bittikten sonra da kendimi kitabı okurken buluyorum. Bu kitapta da öyle oldu. Kitabı almadım hatta. Annemler aldı, ikisi de okudu, sonra abim okudu ve en son da ben okuyorum.
Kitap Mimar Sinan ve çıraklarından biri olan Cihan ve onun fili Çota etrafında dönüyor. Çok akıcı bir anlatımı var yine yazarın. Elinizden bırakmak istemiyorsunuz, çok kolay hikayenin içine giriyorsunuz. Bir kitapta aradığımız herşey de var aslında içinde, aşk, macera, tarih, merak, sırlar hepsi.
Tarihsel bir anlatımı var tabi ki kitabın. Ama yazarının da kitabın sonunda bahsettiği gibi kitabın akışını ayarlayabilmek için ufak oynamalar var, özellikle de tarihlerde. Örneğin Mihrimah Sultan daha geç evleniyor, ya da Rüstem Paşa daha geç ölüyor gibi. Ama bunun dışında tarihsel kurgu yine de gerçeği ( en azından öğrendiğimiz gerçeği diyelim ) yansıtıyor.
Kitaba ilk başkadığımda bir fille ve filbazla nasıl bir hikaye kurgulanabilir ki diye düşünmüştüm, yanılmışım. Yazarın maharetiyle herşeyden bir hikaye kurgulanabileceğini bir kez daha gördüm. Gözlemlediğim kadarı ile Elif Şafak çok satan ama aynı oranda sevilen bir yazar değil. Düşünceleri, söylemleri herkese uymayabilir ama bence yazma işini çok iyi bildiğini yadsıyamayız. Bildiğiniz gibi kitaplarını önce İngilizce yazıyor, sonra Türkçeye çevriliyor. Bu nedenle de çalıştığı çevirmenin de kitaplarında çok çok büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum. Çevirmen Omca A. Korugan. Tüm kitaplarında çevirmen aynı mı bilmiyorum, kontrol etmedim ama bu kitap için Omca Korugan'ı da tebrik etmeden geçmek istemedim.
Sonuç olarak okunmalı mı? Bence evet. Gayet keyifli, doyurucu bir kitap..
Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.
İyi okumalar
Sibel
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder