Merhaba
Bu sefer gerçekten çok kısa bir ara sonrasında burdayım. Demek ki asıl sorun okuma hızımda değil de seçtiğim kitaplardaymış:)) Şaka bir yana çok rahat okunan, hiç kafa yormadan kendi kendine akıp giden kitapları özlemişim. Bir süre bunlarla devam etmek istiyorum. Gerçi yarın hemen gidip Emrah Serbes'in kitabını alacağımı düşünürsek, bu ifadem ne kadar doğru bilemedim. Gerçi bir de Sonsuza Dek'i alacağım ve de ondan başlamayı düşünüyorum. Emrah Serbes de bana Kalkan tatilimde eşlik edecek büyük bir ihtimalle:))
Çenem düştü yine. Gökkuşağını Yakalamak Bernadette'nin hikayesi. Kızı Emma'yı yalnızca 5 günlükken kaybetmiş, beş sene geçmesine rağmen daha acısını hiç hafifletememiş, kocasıyla boşanma arifesinde ve tüm bunların üstüne bir de babasını kaybediyor. Tam bir dibe vurma durumu. Bir yandan da o kadar şanslı bir insan ki her durumda yanında olan bir arkadaşı ve onun ailesi, köpeği ve de komşuları var. Gerçi komşularının farkına varması biraz zaman alıyor ama olsun. Tüm bunların üstüne bir de mutlu son var kitapta, daha ne olsun:))
Ben karakterin kendi ağzından yazılan romanları seviyorum, nedense daha gerçekçi geliyor bana, sanki kendi anılarını anlatıyorlarmış gibi. Bu kitap da öyleydi. Daha önceden de söylediğim gibi çok akıcıydı, gerçekten de 1,5 günde falan bitti sanırım. Çevirinin de bunda çok katkısı olduğuna eminim bir yandan da.
Ben D&R'dan tesadüfen, tamamen indirimde olması sebebiyle almıştım. İyi ki de almışım. Sizin de karşınıza çıkarsa alın, zaten elimizdeyse bence çok da bekletmeyin. Halen umut olduğunu gösterin basit ama etkili bir hikayesi var.
İyi okumalar
Sibel
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder