14 Aralık 2015 Pazartesi

18, Fİ - Akillah Azra

Merhaba,

Dün akşam bitirdim Fi'yi ve zaman geçirmeden yazmak istedim. Hepiniz öyle ya da böyle duymuşsunuzdur sanırım bu kitabı. Bendeki 152. basımı kitabın. O kadar çok satmış yani. Yazarın ilk kitabı olduğunu da düşünürsek çok büyük bir başarı. Ben nedense çok satanlara karşı biraz garibim. Sevdiğim / bildiğim bir yazarsa hemen kitap çıkar çıkmaz alır ve okurum zaten, bakınız Ayşe Kulin ya da Ahmet Ümit. Fakat bilmediğim bir yazarsa ve sürekli hakkında haberler çıkarsa, nedense kitaptan soğurum. Fi için de aynı şey olmuştu. Bir de bir çok yerde kişisel gelişim kitabı dendi, ki ben hiç okuyamam kişisel gelişim kitabı, tamamen soğudum kitaptan. Sonra bir gün Carrefour'da indirimli 9.90TL'ye görünce, atıverdim sepete. Daha fazla karşı duramadım:)

Öncelikle Fi bence bir kişisel gelişim kitabı değil, en azından bende öyle bir etkisi olmadı. Akıcı bir olay kurgusu olan bir roman bence bu kitap. Bazıları "hayatının romanı" olarak nitelendirmiş. Bu benim için çok büyük ve kitaba çok bol gelen bir yorum ama yine de gayet keyifle okuduğumu da belirtmem lazım. Bir çok karakter var kitapta ve hepsi de oldukça detaylı anlatılıyorlar. Zaten kitap 600 sayfaya yakın. Yeterince zaman harcıyor yani yazar tüm karakterler için. Bu en hoşuma giden kısmıydı kitabın. Sonrasında da olay kurgusu. Can Manay isimli psikologun tutkuyla bağlandığı ya da istediği balerin Duru'ya ulaşma çabası anlatılsa da kitapta, bence yan karakterler çok daha fazla keyif vermişti kitaba. 

Sevmediğim de bir çok şey var kitapla ilgili. Fakat sanırım en baskın olanı, yazarın kelime seçimleri. Bazen daha çarpıcı olması için bazen de rahatsız edici olması için kullandığını düşündüğüm bir kelimeler topluluğu var. Sevişmeyi kadına sahip olmak olarak tanımlamak gibi. Bilinçli bu kelimelerin kullanıldığını düşünmeseydim, yani yazarın doğal dilinin bu olduğuna bir şekilde inansaydım hiç rahatsız etmezdi. Ama dediğim gibi çok zorlama olduğunu düşündüm, bu nedenle de rahatsız etti beni. 

Kitapta benim için en merak edilesi ve ilginç karakter Göksel. Serinin diğer kitaplarını da alacağım büyük ihtimalle, gerçi ne zaman olur bilemiyorum ama alacağımı biliyorum:) Can Manay - Duru birlikte ya da değil benim merak ettiğim birşey değil ama Göksel ne olacak, cidden merak ediyorum. 

Dün gece Ferzan Özpetek'in yeni kitabına başladım. Çok da keyifli başladı. Herhalde kısa zaman içerisinde onu da anlatıyor olurum kendimce. 

İyi okumalar

Sibel 

2 yorum:

  1. Ben de çok reklamı yapılan kitaplar hakkında sizin gibi düşünüyorum. Nedense bu seri bende çok itici bir etki uyandırdı. Reklamlarını görmekten çok sıkıldım, önümüzdeki 10 yıl içinde okumayacağıma eminim, o derece :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sizin gibi okumam diyordum ama işte merakımı yenik düştüm. Okumazsanız birşey kaybetmezsiniz, orası kesin. Seriyi bitirdikten sonra fikrim değişirse söylerim ama uzuuuun bir zamanı var bitmesinin:)

      Sil